Image800x6001024x768Auto Width
ANA MENÜ
Anasayfa
Temel İlkeler
Tanıtım
Keçiören İlçemiz
Müftümüz
Daire Personeli
Din Hizmetleri
Aile Bürosu
Hac ve Umre
Müftülüğümüzden Haberler
40 Hadis
Soru Sor Diyanet
Sıkça Sorulan Sorular(SSS)
Bilgi Edinme Kanunu
Gazeteler RSS
Site Haritası
Sitede Arama
Müftülük İletişim
Esmaü'l Hüsna
KUTLU DOĞUM
Gül Efendim(slayt)
Kutlu Doğum
Etkinliklerimiz
SİTEYE GİRİŞ




İSTATİSTİKLER
Üyeler: 76
Haberler: 123
Web Bağlantıları: 5
Ziyaretçiler: 149814

40 Hadis

Rabbinize karşı gelmekten sakının,

 

 beş vakit namazınızı kılın,

 

 Ramazan orucunuzu tutun,

 

mallarınızın zekatını verin,

 

yöneticilerinize itaat edin.

 

(Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz.
 
Tirmizî, Cum’a, 80.
 
SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN PDF Yazdır
              Bu söz her kime aitse, bilmiyorum, hani derler ya “tam kitabın ortasından söylüyor” öyle bir söz, buna kimsenin itirazı olamaz. Hep sen çalış, hep sen ver, hep sen koştur, her bir şeyi sen yap, önce sen git, önce sen söyle yani bütün öncelikleri sen yerine getir. Ya öteki? Yani karşısındaki? Her şey karşılıklı olursa güzel olacağı muhakkak. Ne kadar para o kadar köfte, yok öyle üç kuruşa beş köfte. Hep biri sevecek, hep biri verecek, öteki tuğla gibi, ağaç gibi duracak. Sevgi karşılıklı ve çıkara dayanmadığı zaman güzel olur. Karşılıklı sevgiler, bir beklentiye bağlı sevgiler, menfaate dayalı sevgiler uzun ömürlü olamaz, bugüne kadar da olmamıştır. Sen ne kadar seviyorsun karşındaki insanı, o da seni senin kadar sevdiğini unutma ve fazlasını bekleme. Ne güzel söylemişler: ”Sevgiler paylaşıldıkça çoğalır, dertler de paylaşıldıkça azalır.” Bizler bugüne kadar ne sevgileri paylaşabilmişiz ki, artsın ve çoğalsın, ne de dertleri paylaşabilmişiz ki, dertlerimiz ve sıkıntılarımız azalsın. Dünyada sevgiler yayılsaydı, sevgiler artsaydı, insanlar birbirini sevseydi mutlu insanlar çoğunlukta olurdu. Dünyada dertler paylaşılsaydı, insanlar kendi derdini dert edindiği gibi, başkalarının derdini de dert edinseydi, dert çilesine boğulmuş, bin bir dertle kıvranan, derman ararken derde düşen insanlar daha az olacaktı.
            Bana ne senin derdinden, bana dokunmayan yılan bin yaşasın felsefesi olmasaydı, bunun yerine senin derdin benim derdim, seni üzen beni de üzer anlayışı olsaydı, neyleyim köşkü sarayı, neyleyim şatoyu ve malikaneyi, içinde dostluk dolu insanlar olmadıkça diyen bireylerin sayısı fazla olsaydı, dünyanın zevki ve neşesi daha fazla olmazmıydı? Sen bana nasıl bakarsan, benim de sana öyle bakacağımı hiç unutma. Bizim dışımızdaki varlıklara sevgi gösterisinde bulunduğumuz zaman tavırlarını hep gözlemlemişizdir. Bir kedinin bir kuşun ne kadar cana yakın olduğunu görebiliyoruz.
            Dünya sevgiyle dönüyor ve ayakta duruyor, güneş sevgiyle bizi aydınlatıyor ve ısıtıyor, bizi yaratan yüce Yaratıcı her şeyi sevgiyle donatmış, her şeyin sevimli bir tarafı mutlaka vardır, önemli olan her şeyin iyi ve güzel tarafını görebilmektir. Bazı insanlar beni sevmiyorlar, ben hiç kimse tarafından sevilmiyorum diye isyan ederler, oysaki kendisi kimseyi sevmeyince ona öyle görüntü geliyor, sevilmediğini şikayet eden kişi esasen kendi sevmiyor. Kim söylemiş bilmiyorum, doğrusu da kimin söylediği önemli değil, önemli olan söylenen söze bakın” Sev seni seveni, hâk ile yeksan olsa, sevme seni sevmeyeni, Mısır’a sultan olsa” adam böyle demiş doğrular da var, yanlışlar da var bu sözün içinde, bize düşen görev faydalı tarafını almak olmalı. Size biri ceviz verse kabuğu ile yemezsiniz herhalde, kabuğunu kırar çürük değilse yiyebilirsiniz, çürükse atarsınız mesele biter. Vay bana kabuklu cevizi nasıl verirsiniz diye kavgaya tutuşmanın anlamı yoktur.
            Dünyada bazı şeylerin karşılıklı olması düşünülebilir, ama sevgiler karşılıklı olduğu zaman uzun ömürlü olamıyor. Yani şartlı sevgi, sen beni seversen, ben de seni sevebilirim, aksi takdirde benden ne bir tebessüm, ne bir selâm ve ne de bir kelam bekleme, denilebilir mi? Bir insan Allah’ı seviyorsa O’nun yarattığı her şeyi sevme, bütün yaratılanları hoş görme penceresi olmaz mı? Sevgi penceresinden bakınca, her şeye sevgi gözüyle görünce, size her şey güzel görünecektir. Nefret deliğinden bakınca, insanın yavrusu bile kendisine sevimli gelmiyor, bu nasıl bir bakıştır. Nefretin kardeşi kindir, kinle kardeş olanların sevgi pazarında alış verişleri olamaz. İnsanların rengini beğenmeyenler, güzel çirkin, uzun kısa, özürlü sağlıklı diye ayrım yapanlar, acaba hiç düşünmediler mi? Beyazı da, siyahı da, güzeli de, çirkini de, engelliyi de engelsiz de ve uzun boylusunu da kısa boylusunu da yaratanın Allah olduğunu. İnsanları beğenmemek sevmemek anlamına gelmez mi? İnsanları beğenmeyince, dolayısıyla onları da sevmemek durumuyla karşı karşıya kalınca, kimi beğenmemiş ve kimi sevmemiş oluruz? Hiç düşündünüz mü? Beğenilmemesi gereken insanların kendileri değil, davranışları, sevilmemesi gereken insanlar değil huyları olmalı. Bunlar da eğitimle ve terbiye ile düzeltilebilir. Koca Yunus bakın ne diyor sevgi noktasında “Elif okuduk ötürü/ Pazar eyledik götürü/ yaratılmışı severiz/ yaratandan ötürü.” Gelin biz hepimiz bir birimizi sevelim yaratandan ötürü ki, yaratan da bizi korusun ve sevgisiyle doyursun.
            Sevgi olmasa idi şu içinde yaşadığımız mevcudat olmazdı, sevgi olmasa güneş aydınlatmaz ve ısıtmazdı, sevgi olmasa gül açmaz bülbül ötmezdi, sevgi olmasa anne karnında çocuğunu dokuz ay taşıyamaz ve onun için canını feda edemezdi. Sevginin olduğu dünyada silah olmaz, aşılmaz surlar ve duvarlar yapılmaz insanlar birbirinden endişe bile duymazdı. Bilmez misiniz? Tüm insanlar ademin çocukları olduğunu. Biliriz bilmeye de yine biz bildiğimizden şaşmayız. Neme nem bir varlık isek, kendimizi anlayamadık, kendimizi, insanı ve insanlığı anlayan varsa beri gelsin. Ana rahminden geldik dünya pazarına bir kefen alıp dönüyoruz mezara. Geldik çıplak, döndük bir dikişsiz ve de cepsiz yakasız bir gömlekle. Değer miydi bunca kavgaya dünya hayatı. Bakın muazzez Peygamberimiz ne diyor: “Siz iman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız...”, imanı gerçekleşmesini bile neredeyse insanların birbirini sevmesine bağlıyor, O yüce insan...
Her şeyin çaresi sevgi, hatta ölümsüzlüğe bile çare sevgidir, bunu bilesiniz. Her şeye sevgiyle, hepsinden önemlisi beni, seni ve hepimizi de yaratanın bir eseridir diye sevgiyle baktığınız zaman, bütün problemler çözülecektir. Zira sevginin olduğu yerde problem olmayacaktır. Bu sevgilerde veto hakkınız varsa kullanmayasınız ne olur...
 
< Önceki   Sonraki >
FAYDALI LİNKLER
Keçiören Kaymakamlığı
Atatürk Köşesi
Çocuk Köşesi
Namaz Vakitleri
Kur'an Meali
Kur'an Öğreniyorum
Kur'an Dinle
İlmihal 1. cilt
İlmihal 2. cilt
Dini Kavramlar Sözlüğü
İsam
Diyanet Duyurular
D.İ.B Personeli İstek Formu
Haber Portalı
E-Devlet
E-Diyanet Bağlantılar
Ziyaretçi Defteri
E-Bodro Bilgileri
HAFTANIN MESAJI
 
KURBAN VE KURBANLA İLGİLİ HUSUSLAR
 
 
Hadis-i Şerif | ÇIKIŞ

(Allah Rasûlü) “Din nasihattır/samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk.

 O da; “Allah’a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara”

diye cevap verdi.

Müslim, İmân, 95.

 

 
İPod Mp3-Player
KİMLER SİTEDE
Advertisement