| Oyalanalım ama, birbirimizle oynamayalım ne olur. |
|
|
|
BAKİ KALAN
Bütün canlılar fani, dünya zaten geçici, dünyada olan her şey de geçici, baki olan sadece ALLAH c.c. Hiç bir müessese kişilerle kaim olamaz, olmamıştır da. Yalnız peygamberlik müessesi hariç. Peygamberlik kişilerle varolur, peygamberler vefat edince peygamberlik müessesi de sona erer. İnsanlar sanıyorlar ki, ben olmazsam bu işler yürümez, insanlar perişan olur, dünyanın sonu olduğunu sanır. Hatırlamaz ki, bu toprakların altı vazgeçilmez insanlarla dolu olduğunu. Kendisinden sonra tufan diyen insanların iddiaları gerçekleşmediği gibi, hiç de onların söylediği gibi olmamıştır. Nice insanlar bu bayrak yarışını sürdürdüler hem de bayrağı yere düşürmeden. İnsanlar hizmetleriyle anılırlar, eserleriyle hatırlanırlar, bıraktığı izlerle hep gönüllerde yaşarlar, hiç unutulmazlar, nitekim biz bizden önceki ecdadımızı nasıl unutamıyorsak. Nasıl unuturuz, bizlere ölmez eserler bırakmışlar. Her karış toprağı hatıralarla dolu bir vatan, ayak bastığı her yere bir alamet-i farika niteliğinde şaheserler ve izler düşmüşler. Atalarının izlerini takip edemeyenler, hem kendi ayak izlerini hem de atalarının izlerini kaybedeceklerdir. Her insan aslını asla unutmamalı, hele geçmişini hiç unutmamalıdır. Geçmişini unutanlar, bilsinler ki, kendileri de unutulurlar, tarihte bunların binlerce örnekleri vardır. Geçmişi olmayanın geleceği de olamaz. Hiç kökü olmayan ağaca rastladınız mı? Her ağacın bir kökü var. Anasız babasız hiç çocuk gördünüz mü? İsa (a.s.) müstesna, başka bir müstesna da Adem ile Havva validemizdir. O halde geliniz hizmetlerimizi, bilgilerimizi, tecrübelerimizi, birikimlerimizi ve hepsinden önemlisi gönüllerimizi birleştirelim de, bahtımıza değil tahtımıza oturalım. Unutmayalım ki, dünya bizden ibaret değildir. Bizden sonra da dünya var olacaktır, ömrü ne kadarsa. İsmini bilmediğim bir zatın sözleri hep kulağımdadır. Şöyle diyordu. “Kısmetindir gezdiren yer yer seni/ Göklere çıksan da yer yer seni/ Onun için onun adı oldu yer/ O insanı kendi besler kendi yer.” Yine şair Necip Fazıl Kısakürek de “İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal, hamallık ki sonunda ne rütbe var ne de mal” diyordu...
İnsanlar ölünce eseri, eşekler ölünce semeri kalırmış. Biz hep eser bırakalım, eser bırakalım da unutulmayalım. Çalışalım, çabalayalım, üretelim, okuyalım, okutalım, yardım edelim, yardım alalım, sevelim, sevilelim, sayalım, sayılalım ve güzel hatıralar, unutulmaz güzellikler bırakalım. Birbirimizi de unutmayalım. Rabbimiz buyurdu “ALLAH’I unutan ve bu yüzden, ALLAH’IN da kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar fasık kimselerin ta kendileridir”(Haşr,19). Herkes üzerine düşen görevini yapacağı yerde, başkasının görevini yapmaya cüret ediyor, önemli olan başında bulunduğu işi iyi yapsın ki, yaptığını da iyi yapsın ki, hem HAK beğensin hem de halk takdir etsin. Yaptığı işten zevk almayanlar, yaptığı işi sevmeyenlerin o işte başarılı olmaları ve verim almaları mümkün olmaz. Kendi kendini aldatandan daha ahmak kimse olamaz. Başkasını kandırdığını zanneden aslında kendini aldatmıştır. Aldatanlar var olsa da aldanan yoktur aslında. Her varlığın bir varlık sebebi vardır, sebepsiz hiçbir varlık yoktur. O halde bizim varlık sebebimiz birbirimizle kavga etmek midir acaba? Yoksa dünyada adam gibi yaşayıp insan gibi arkamızda ağlayanlar bırakarak göçüp gitmek midir? Tercih tamamen insanoğluna kalmıştır. İster barış ve huzur caddesini seçer, kendi de huzur bulur, başkaları da, ister kavga yolunu seçer, ne kendisi bulur huzur, ne de başkasına verir huzur, dayansın artık ehli-i kubur. Yunusumuz gibi düşünelim, onun gibi söyleyelim onun gibi müsamahalı olalım. Bütün kavgaların temelinde mal ve şöhret yok mu? Öyleyse yine Yunusça söyleyelim. “Mal sahibi mülk sahibi, hani bu malın ilk sahibi, mal da yalan mülk de yalan, var biraz da sen oyalan...” Oyalanalım ama, birbirimizle oynamayalım ne olur. “Severek müjdeleyelim, nefret etmeyelim, kolaylaştıralım, zorlaştırmayalım.” Bu sevgili Peygamberimizin bize talimatıdır. Bu talimata kulak verelim olmaz mı? Selam ve dua... |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|





