Image800x6001024x768Auto Width
ANA MENÜ
Anasayfa
Temel İlkeler
Tanıtım
Keçiören İlçemiz
Müftümüz
Daire Personeli
Din Hizmetleri
Aile Bürosu
Hac ve Umre
Müftülüğümüzden Haberler
40 Hadis
Soru Sor Diyanet
Sıkça Sorulan Sorular(SSS)
Bilgi Edinme Kanunu
Gazeteler RSS
Site Haritası
Sitede Arama
Müftülük İletişim
Esmaü'l Hüsna
KUTLU DOĞUM
Gül Efendim(slayt)
Kutlu Doğum
Etkinliklerimiz
SİTEYE GİRİŞ




İSTATİSTİKLER
Üyeler: 76
Haberler: 123
Web Bağlantıları: 5
Ziyaretçiler: 149862

40 Hadis

Sizin en hayırlılarınız,
 hanımlarına karşı en iyi davrananlarınızdır.
 
Tirmizî, Radâ’, 11; ‹bn Mâce, Nikâh, 50.
 
''Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar''deyimi doksan dokuz kere yalandır. PDF Yazdır
DOĞRULUK
 
         İslâm’ın özünü oluşturan unsurlardan birisi de doğruluktur. Bu bakımdan dinimizin bütün kuralları, hak, adalet, doğruluk ve merhamet ölçüleri üzerine kurulmuştur. Cenab-ı Hakkın sevgili Peygamberimizin şahsında tüm insanlara hitap ederek: “ emrolunduğun gibi dost doğru ol”(Hud,112). buyurması ve Peygamberimizin de kendisinden nasihat isteyen bir sahabeye: “Allah’a inandım de. Sonra dost doğru ol” demesi, dinimizin doğruluğa ne kadar önem verdiği açıkça göstermektedir.
         Müslüman özünde, sözünde ve iş hayatında doğru olması, konuştuğunda yalan söylememesi, doğruluktan ne pahasına olursa olsun ayrılmamamsı gerekir. Peygamberimiz, hayatı boyunca hiç yalan söylememiş ve bir hadis-i şeriflerinde: “doğruluktan ayrılmayın. Çünkü doğruluk insanı iyiliğe, iyilik de cennete götürür. İnsan, doğru olmaya ve doğruluğu aramaya devem ederse, sonunda Allah katında “doğru” diye kaydedilir. Yalandan sakınınız. Çünkü yalan, insanı günaha, günah da cehenneme sürükler. Kul yalan söylemeye ve yalan peşinde koşmaya devam ederse; sonunda Allah katında yalancı diye kaydedilir” buyurmuştur.
Müslüman’ın içinin ve dışının daima bir olması gerekir. Müslüman düşündüğü gibi konuşmalı, konuştuğu gibi de hareket etmelidir. Kendisine yakıştıramadığı ve inanmadığı şeyleri söylememelidir.
         Müslüman’ın sözü ve özü doğru olduğu gibi; işi de doğru olmalıdır. Müslüman, işini hilesiz ve sağlam yapmalı, başkalarını aldatmamalıdır. Sevgili Peygamberimiz’in; “bizi aldatan, bizden değildir” Hadisini hatırdan çıkarmamalıdır.
İnsana yakışan, her yerde ve her zaman doğru olmaktır. İnsan, sözünde, özünde ve işinde doğru olursa, hem kendine, hem vatanına ve hem de milletine karşı dini, millî ve insanî vazifelerini yapmış, Cenab-ı Hakkın rızasını kazanmış, ülkesinin kalkınmasına milletin huzur ve refahına katkıda bulunmuş olur.
         Olgun bir Müslüman olabilmemiz ve Allah’ın rızasını kazanabilmemiz için, şartlarımız ne olursa olsun doğruluktan ayrılmamalı, işimizi daima hilesiz ve sağlam yapmalıyız. Unutmayalım ki, kendimizin ve yakınlarımızın aleyhine olsa bile, doğruyu söylemek ve doğruluktan ayrılmamak Yüce Allah’ın bize önemli bir emridir.
         Çocuklarımız konuşmaya başladığından itibaren, onlara yalanın çok kötü ve çirkin bir davranış olduğu aşılanmalı, yalancılığın insanlara hele Müslümanlara hiç yakışmadığını onların küçücük kalplerine yerleştirilmeli. Çocuklarımıza yerine getiremeyeceğimiz vaatlerde bulunmamalıyız, altından kalkamayacağımız ve yerine getiremeyeceğimiz sözleri vermememiz gerekir. Verdiği sözü yerine getirememek de yalancılığa alıştırır ve yalanın kaçamak ve çıkış olduğunu düşünür o körpe yavrular. Yalanın beyazı, karası, küçüğü ve büyüğü olmaz. Her şey zaten azar azar başlar sonra işin içinden çıkılmaz hale gelir.
 
         Ağzımız güzel şeylere layıktır, yalan ise çirkin bir davranıştır, bu sebeple ağzımızı o çirkin şeylere bulaştırmamak lazımdır. Yalancının mumu hiç yanmamıştır. Ne yatsıya kadar, ne de başka bir zaman dilimine kadar. Avcı da, hikayeci de, masalcı da ve romancı da olsak, asla yalana başvurmamalıyız. Kar topu da küçük başlar, sonra yuvarlandıkça büyür ve çığ haline dönüşür, insanları altında ezer ve defterini dürer. Ziya Paşa’ya kulak verelim “ Sadakat yaraşır insana görse de ikrah/ Doğruların yardımcısıdır Hazreti Allah” “Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar” deyimi doksan dokuz kere yalandır. Doğru söyleyenlerin kovulduğu hiç görülmemiştir. Doğru söyleyeni değil dokuz köyden, bir köyden de kovsalar, kovanlar doğru bir iş yapmamış demektir ki, asıl yalancı kendileridir.
         Yalancılar türediği için yalan dünya da, doğrular aranır olmuştur. Doğrular hep kazançlı çıkmıştır. Yalancılar hep kaybetmiş, doğrular hep kârlı çıkacaktır, hem bu dünya da hem öteki dünya da. Sözümüzü sözlerin en güzeli olan Kur’anın bir ayet-i kerimesiyle sözümüzü bitirelim. Allah,(c.c) “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin ki, Allah sizin işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın.” Buyurdu, (Ahzap,70).
Son Güncelleme ( Pazar, 15 Haziran 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >
FAYDALI LİNKLER
Keçiören Kaymakamlığı
Atatürk Köşesi
Çocuk Köşesi
Namaz Vakitleri
Kur'an Meali
Kur'an Öğreniyorum
Kur'an Dinle
İlmihal 1. cilt
İlmihal 2. cilt
Dini Kavramlar Sözlüğü
İsam
Diyanet Duyurular
D.İ.B Personeli İstek Formu
Haber Portalı
E-Devlet
E-Diyanet Bağlantılar
Ziyaretçi Defteri
E-Bodro Bilgileri
HAFTANIN MESAJI
 
KURBAN VE KURBANLA İLGİLİ HUSUSLAR
 
 
Hadis-i Şerif | ÇIKIŞ

(Allah Rasûlü) “Din nasihattır/samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk.

 O da; “Allah’a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara”

diye cevap verdi.

Müslim, İmân, 95.

 

 
İPod Mp3-Player
KİMLER SİTEDE
Advertisement