Image800x6001024x768Auto Width
ANA MENÜ
Anasayfa
Temel İlkeler
Tanıtım
Keçiören İlçemiz
Müftümüz
Daire Personeli
Din Hizmetleri
Aile Bürosu
Hac ve Umre
Müftülüğümüzden Haberler
40 Hadis
Soru Sor Diyanet
Sıkça Sorulan Sorular(SSS)
Bilgi Edinme Kanunu
Gazeteler RSS
Site Haritası
Sitede Arama
Müftülük İletişim
Esmaü'l Hüsna
KUTLU DOĞUM
Gül Efendim(slayt)
Kutlu Doğum
Etkinliklerimiz
SİTEYE GİRİŞ




İSTATİSTİKLER
Üyeler: 83
Haberler: 126
Web Bağlantıları: 5
Ziyaretçiler: 172022

40 Hadis

Sizin en hayırlılarınız,
 hanımlarına karşı en iyi davrananlarınızdır.
 
Tirmizî, Radâ’, 11; ‹bn Mâce, Nikâh, 50.
 
DİNDE ŞOV OLMAZ PDF Yazdır
İslâm Dininin muhatabı akıl ve akıllı insanlardır. İslâm da duygulara yer yoktur, gösteriye ve gösterişe hele hiç yer yoktur. İnsan ne zaman aklının önüne duyguyu geçirir veya duyguyu koyar, bilesiniz hatalar zinciri çorap söküğü gibi gelmeye başlar. Akıl daima duygunun önünde yer alacak ki, insana doğruyu, iyi ve güzeli gösterebilsin. Şurası unutulmamalı ki, aklını devreden çıkartanlar kendileri de doğru yoldan ve devreden çıkarlar, dolayısıyla yanılır ve yanlış kararlar alırlar. Kur’an da akılla ilgili doğrudan veya dolaylı 50 den fazla ayet bulunuyor. Kur’an-ı Kerim de dünyada her şey Allah’ın izniyle gerçekleştiği gibi, Allah’a imanın da ancak Allah’ın izniyle olabileceğine ve aklını iyi kullanmayanlara da bir uyarıyla işaret edilmektedir. “Allah’ın izni olmadıkça, hiçbir kimse iman edemez. Allah, azabı akıllarını (güzelce) kullanmayanlara verir” (Yunus,100), buyurulmaktadır. Öte yandan kelime-i tevhidin yanında kılıç veya silah hiç yakışmıyor, sanki; bu kelimeyi söylemezsen başını omzundan ayırırım tehdidi, daima demoklesin baltası gibi durmaktadır. Oysa ki, Allah “Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi elbette top yekun iman ederlerdi. Böyle iken sen mi mümin olsunlar diye, insanları zorlayacaksın? (Yunus,99) buyurulmaktadır. Bütün bunlara rağmen hala insanoğlu kendi bildiğini okuyor, Allah’ın kitabını okuyacağı yerde. Din ne zorlamayı, ne de gösterişi asla kabul etmez. Başkalarını inandırmak için de delil getirmek peygamberlerden başkasına verilmez. Hele insanoğlunun böyle bir görevi de bulunmamaktadır. İnsanın insanlara söyleme ve anlatma vazifesi vardır. Delil getirerek karşısındaki insanı ikna etmek için akıl ve din dışı gösteriler izhar etme gibi bir görevi yoktur. Dayatma, zorlama tehdit ve benzeri uyarı ile anlatma ve duyurma görevi de yoktur insanoğlunun. Dünyada her şey araç, din de bir araç, din aracılığıyla amaçlanan ise, iyi bir insan ve en önemlisi Allah’ın rızasını ve O’nun hoşnutluğunu kazanabilmektir. Tüm insanlar bu araçları kullanabilirler. Bütün araçlardaki etik yapı, kendisine ve topluma faydalı olanı amaçlamaktır. Dinin amacı, birey ve toplum bazında insanları hem bu dünyada, hem de öteki dünyada mutlu kılmaktır. Dinin başka bir amacı düşünülemez, insanlara dünya ve ahiret mutluluğunu sağlamaktan başka. Yani dinin, insanları bu dünyada sıkıntıya sokmak, rahat ve huzur içinde yaşamalarını engellemek, dert ve gözyaşıyla hayatlarını karartması şeklinde düşünmek dini bilmeme anlamına gelir. Din insanlara mutluluk ve huzur vermek için Cenab-ı hak tarafından peygamberler aracılığıyla insanlara gönderilmiştir. Din kurallarına uyma ve dindarlığı yaşamasına tamamen insanların kendi hür iradeleriyle karar vermesi de istenmiştir.
Dini güya cazip göstermek için, olağanüstü, insanların elde etmesi zor ve güç, ulaşılması mümkün olmayan bir hedef gibi göstermeye kimsenin hakkı olamaz. Hele hele bu yolda din adına kimse şovmenlik yapamaz. Hani bir adama sormuşlar, veya adam söylemiş, “ dünyada üç tane evliya var, biri Geylani biri Sırrı Sakatı, üçüncüsü kim diye sormuşlar, adam “söylemem” demiş. Israr etmişler, kerameti kendin menkul adam yine söylememiş. Dinleyenlerden biri; “sakın bu üçüncüsü sen olamayasın” demiş. Bunun üzerine adam: “zorla söyletiyorsunuz bana. Ben halk arasında gizli kalmayı düşünüyordum,” demiş. İşte bunun gibi şovmenler din adına çıkıyor, güya halka olağanüstü maharet ve marifet gösteriyor. Koyun postu yürütenlerin, kayıptan haber verenlerin, kendine hizmet eden cinleri olduğunu söyleyenlerin, karınca duası yazanların, bir sihirli elle yuvaları kuran veya bozanların, soğuk ve sıcak üfürenlerin, kendini delik deşik ederek, seyredenleri ve bakanları hayrete düşürerek, insanüstü maharet ve keramet gösterdiğini zannedenlerin, İslâm dini ile bir alış verişi olamaz. İslâm Dini, sade, anlaşılır, yaşanabilir, okunabilir gösterişe gerek kalmadan anlatılabilir bir dindir. İnsanların nefret edeceği, gördüğü zaman tiksineceği ve iğreneceği tutum ve davranışlar, İslâm literatüründe yer almaz. İslâm güzellikler dünyasıdır, her söylediği ve yapılmasını istediği her şey insanların lehine ve toplumun huzuruna yöneliktir. Yapılmamasını istediği her şey de insanlığın aleyhine ve zararına olan tutum ve davranışlardır. Çirkin ve çirkinlikler İslâm haritasında yer almaz. Nümayişi, terörü, fitneyi huzursuzluğu, özetle insanı üzen her şeyi İslâm Dini yasaklamıştır ve asla onay vermemiştir.
İnsanları bir tarağın dişleri gibi eşit gören dinde, kim kimden kendini üstün görebilir ve kendisine olağanüstü payeler biçebilir? Hele dini gösteriş adına, dini anlatma adına, panayırlardakini çağrıştıran, kılıç-kalkan ekibi gibi gösteri yapmaya, arenalarda matadorların gösterisine benzer kanlı bıçaklı şişli ve iğneli gösteri yaparak din bezirganlığı yapmaya kimsenin hakkı ve yetkisi yoktur, böyle bir din anlayışı da olamaz. İslam bütün bunlardan uzak olduğu gibi, bu yapılan şarlatanlıklardan da uzaktır. Nasihat söyleme anlamına gelmesine rağmen, aslında samimiyet ve içtenlik, sade dindarlık ve dindarlığını sade yaşama anlamı daha ağır basmaktadır. İbadetlerimizde, dualarımızda, hayır ve iyiliklerimizde hep sadeliği ve samimiyeti öğütler dinimiz. Gösterişten, başkalarına göstermekten diğer insanların dikkatlerini üzerine çekercesine nümayişten beridir İslam. Yolda yürürken, selam verirken, verilen selamı alırken, alış veriş yaparken, konuşurken ve en önemlisi nasihatte bulunurken hep içimizden geldiği gibi olmamızı ister İslam. Hani hoca efendi kürsüde vaaz ederken çok yüksek sesle konuşuyormuş, neredeyse cemaatı azarlar gibi, hatta dövecek gibi çok sert ve yüksek perdeden nutuk atıyormuş. Dinleyenlerden biri cüret etmiş; “Hoca efendi ne bağırıyorsun, sen Hz. Musa’dan üstün değilsin, biz de Firavundan eşed değiliz” deyivermiş.
İslâm barış, güven, emniyet, esenlik ve sevgi dinidir. Sevginin olduğu yerde şova, şovmenliğe ve gösteriye yer verilmez. Sevginin fermanı da dermanı da içindeki sevgide gizlidir. Sevgi yaşanır, gösterilmez, hele ele güne yaranmak için hiç gösterilmez. Bakın ben namaz kılacağım, yardım edeceğim, oruç tutacağım, hacca gideceğim gibi şovlara İslâm yer vermez ve beğenmez dostlar. Şovda ve şovmenlikte yani başkalarına yapılan gösterilerde başkaları tarafından kendini beğendirme vardır. Dinimiz İslam ise buna onay vermez, hatta bunu neredeyse gizli şirk sayar da, en hafifinden buna ”Riya” yaftasını vurur. Riya da İslamın çirkin olarak nitelendirdiği kötü huylardan birisidir en azından. Kimse güzel hasletleri kendinden menkul saymasın, bütün güzellikler Allah’tandır. Allah da bizim ahlakımızı, huyumuzu güzelleştirmemizi istiyor. Etrafımızda barışın, güzelliklerin, huzurun, dayanışmanın, kaynaşmanın, kucaklaşmanın ve hulasa olarak sevgi dünyamızın gerçekleşmesini bekliyorsak şovu ve şovmenliği bırakarak, dinimizin arzu ettiği dindarlığımızı gösterelim. Ve Allah’ın şu uyarısını hiç aklımızdan çıkarmayalım. “Allah’ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen onları affet. Onlar için Allah’tan bağışlama dile. İş konusunda onlarla müşavere et. Bir kere de karar verip azmettin mi, artık Allah’a tevekkül et, (O’na dayanıp güven). Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever” (ÂL-i İmran,159). Önce kendimizi tartalım, kendimize dönelim, kendi dindarlığımıza bakalım, kendimizi sığaya çekelim ve Kendimize gelelim. Selam ve dua.
Son Güncelleme ( Pazar, 07 Eylül 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >
FAYDALI LİNKLER
Keçiören Kaymakamlığı
Atatürk Köşesi
Çocuk Köşesi
Namaz Vakitleri
Kur'an Meali
Kur'an Öğreniyorum
Kur'an Dinle
İlmihal 1. cilt
İlmihal 2. cilt
Dini Kavramlar Sözlüğü
İsam
Diyanet Duyurular
D.İ.B Personeli İstek Formu
Haber Portalı
E-Devlet
E-Diyanet Bağlantılar
Ziyaretçi Defteri
E-Bodro Bilgileri
HAFTANIN MESAJI
 
HESAPLAŞMA
 
 
Hadis-i Şerif | ÇIKIŞ

(Allah Rasûlü) “Din nasihattır/samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk.

 O da; “Allah’a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara”

diye cevap verdi.

Müslim, İmân, 95.

 

 
İPod Mp3-Player
KİMLER SİTEDE
Şuanda 1 misafir bağlı
Advertisement