Image800x6001024x768Auto Width
ANA MENÜ
Anasayfa
Temel İlkeler
Hizmet Standartları
Tanıtım
Keçiören İlçemiz
Müftümüz
Daire Personeli
Din Hizmetleri
Aile Bürosu
Hac ve Umre
Müftülüğümüzden Haberler
40 Hadis
Soru Sor Diyanet
Sıkça Sorulan Sorular(SSS)
Bilgi Edinme Kanunu
Site Haritası
Sitede Arama
Müftülük İletişim
KUTLU DOĞUM
Gül Efendim(slayt)
Kutlu Doğum
Etkinliklerimiz

40 Hadis

Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir
 
hediye veremez.
 
Tirmizî, Birr, 33.
 
GÜZEL HUYLAR(3) PDF Yazdır
Bugünkü yazımı sizinle bir sohbet havasında paylaşmak istiyorum. Çünkü konu başlığımız güzel huylar olunca, bana göre güzel olan bir davranış sana göre güzel olmayabilir ve senin yanında da bir değer ifade etmeyebilir. Ben böyle söyler şöyle yaparım güzel huy olmaz da, senin söylediğin ve yaptığın güzel olabilir. Bana göreleri, sana göreleri bir tarafa bırakarak, son zamanlarda duyarsınız “falan son noktayı koydu” diye, işte o son noktayı koyanların sözlerinden nakillerde bulunarak herkesin beğeneceği- objektif- olmak kaydıyla diyorum ki; bu davranışlar, ya da huylar, ya da alışkanlıkların neler olması gerektiği hususlarda söyleşelim istedim bugün sizlerle. Elbette bu güzellikleri kısa kısa sizlere aktaracağım. Şunu hemen kaydetmem lazım; İslâmın yapılmasını istediği her şey güzeldir, insanın ve insanlığın yararınadır, yapılmamasını istediği şey de mutlaka çirkindir, insanın ve insanlığın zararınadır, aleyhinedir. İnanan için bu böyledir, inanmayan fakat insaf sahibi olanlar için de. İtirazı olanlar ayaklarını kaldırabilirler, parmaklarını da başlarını da. Metre dünyanın her yerinde 100 cm ise bu huylar da insanların olduğu her yerde bir aynıdır.
             Doğruluk; özde doğruluk, sözde doğruluk, işinde doğruluk, hayatın tüm kesitlerinde doğru bireylerden oluşan bir toplum olsa bunda ne sakınca olabilir? Aslında imandan sonra doğruluğu düstur edinen bir insanın bütün dünya ve ahiret işleri düzgün olur. Doğruluğu ilke edinen bir insan, yalan söylemeyecektir. Kişinin dini düzelmez, kalbi düzelmedikçe, kalbi düzelmiş olmaz, dili düzelmedikçe -her ne kadar benim kalbim temiz dese de- bunlar düzelmiş olmaz, sözdeki ve dildeki davranışları doğru istikameti göstermedikçe. Yalan ile insanların barışık olmaması gerekir, hele yalan ile iman bir arda durması söz konusu olamaz. Biri diğerinin defterini dürebilir. Yalanın söz konusu olduğu alanlar bellidir, onlar da bir maslahata yöneliktir ki, vatan söz konusu olunca, düşmanı yanıltmanın yolları olabilir bu, fitneyi önlemek için olabilir, aileyi kurtarmak için olabilir, yani bunlar da zaruret hallerinde olabilirlerle ifade edilmektedir. Ziya Paşa “sadakat yaraşır insana görse de ikrah/ Doğruların yardımcısıdır Hazreti Allah” diyor. Demek ki, zor durumda olsan dahi yalan jokerini kullanmayacaksın.
              Allah Kur’an’ında; “ey iman edenler! Allah’tan korkun ve doğru söz söyleyin” (Ahzap,70). Ayrıca pek çok ayetlerde yalancıların yani doğruluğun karşısında olanları Allah “zalimlikle damgalıyor ve kurtuluşa eremeyeceklerini” ifade ediyor. Eskilerin bir sözünü buraya nakletmezsem saygısızlık olur, onun da özlü bir deyim olacağını sanıyorum.“doğrunun dostu Allah, eğrinin de hasmı Allah” demişler. Yani doğruların mükafatını verecek olan Allah, yalancıların defterini dürecek olan da Allah.
             “Size doğruluk yaraşır ve yakışır, çünkü doğruluk iyiliğe, iyilik de cennete götürür, kişi doğruluk üzere olduğu ve doğruluğu ilke edindiği sürece Allah katında doğru olanlardan yazılır ve kaydedilir. Yalandan sakınınız, zira yalan insanı kötülüğe, kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söylemeye devem ettiği ve yalanı ilke edindiği sürece de Allah katında yalancılardan yazılır. Bu sözler Muazzez Peygamberimizin mübarek sözleridir. Bu sözlerde sana göre bana göre bir sıkıntı olabilir mi? İki yüzlülerin alamet-i farikasının bir yansıması da şöyle, bu da peygamberimizin mübarek sözlerinden “ Konuştuğu zaman yalan konuşan, söz verdiğinde sözünden dönen ve emanete ihanet edendir” Bunun neresi, sana göre veya bana göre olabilir veya olmaya bilir. İnsanı aldatmak en büyük saygısızlık. Aldatmak sözle olduğu gibi, işe hile karıştırmakla da olur. Bununla ilgili sevgili peygamberimiz “Bizi aldatan bizden değildir.” buyurdu. Hatta hayvanları bile aldatan insan makbul insan olamaz. Aldatmak bir insanlık ayıbı olsa gerek.
          İnsanın ağzı güzel şeylere layıktır, o güzel kutudan güzellikler sadır olmalı, çirkinlikler çıkmamalı, yalan da çirkin işlerin başında gelir hem de en başında. Yalan için ağzımızda yuva olmamalı, yalan bizim içimizde asla barınmamalıdır. Bugünkü sözümüzü Mehmet Akif’in şu dizesiyle noktalayalım “Adam aldatmaksa maksat, aldanan yok nafile” aslında aldanan yok, ama aldatan var. Yalanla dolanla ne insanlık ne de sofuluk olmaz. İnsanın güzelliği sadakatindedir.
Son Güncelleme ( Cuma, 23 Nisan 2010 )
 
< Önceki   Sonraki >
FAYDALI LİNKLER
Keçiören Kaymakamlığı
Atatürk Köşesi
Kur'an Meali
Kur'an Öğreniyorum
İsam
D.İ.B Personeli İstek Formu
E-Diyanet Bağlantılar
Ziyaretçi Defteri
E-Bodro Bilgileri
MBST ESERLER
FONETİK-DİKSİYON
MORAL MOTİVASYON
HAFTANIN MESAJI
 
BAYRAMLARINIZ BAYRAM OLSUN
 
 
Hadis-i Şerif | ÇIKIŞ

(Allah Rasûlü) “Din nasihattır/samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk.

 O da; “Allah’a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara”

diye cevap verdi.

Müslim, İmân, 95.

 

 
KİMLER SİTEDE
Şuanda 18 misafir bağlı
İSTATİSTİKLER
Üyeler: 171
Haberler: 200
Web Bağlantıları: 5
Ziyaretçiler: 1568498
SİTEYE GİRİŞ





Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Advertisement