İstatistikler
Üye : 216İçerik : 208
Web Bağlantıları : 3
Toplam Ziyaretçi : 1821064
Şu anda 9 ziyaretçi çevrimiçi
CANLI YAYIN
Diyanet Çocuk
Camiyi Seviyorum
| KURBAN VE KURBANLA İLGİLİ HUSUSLAR |
|
|
|
Kurban, ibadet niyetiyle belirli vakitte, belirli nitelikleri taşıyan hayvanı kesmektir. Buna hayvanı boğazlama anlamına gelen “udhiyye” de denir. Kurban, mali ibadetlerden birisidir. Bu, Cenab-ı Hakk’ın insanlara ihsan buyurduğu mal varlığına ve zenginliğine bir şükran borcudur. Kurban ibâdetinin tarihi oldukça eskidir. Bugünkü şekliyle İbrahim Peygamber’e dayanır.Hazreti İbrahim, bir oğlu olursa Allah yolunda onu kurban edeceğini adamıştı. Aradan uzun bir zaman geçtikten sonra oğulları olmuştu. Ama O, adağını unutmuştu. Rüyada, kendisini, oğlunu kurban ediyor görünce, adağını hatırlamıştı. Konuyu oğlu İsmail’e açmış, oğlu da büyük teslimiyet göstermişti. Bunun üzerine adağını yerine getirmek için onu kesmeye teşebbüs etmiş, ancak Allah Teâlâ, onun bu bağlılığına karşılık Hazreti İsmail’in yerine bir koyunun kurban edileceğini Büyük Melek Cebrâil vasıtasıyla kendisine bildirmişti.
Bu konuyu Kur’an şöyle nakletmektedir. “Hazreti İsmail babası İbrahim peygamberle yürüyüp gezebilecek çağa gelince:
-Yavrucuğum, rüyada seni boğazladığımı görüyorum; bir düşün, ne dersin? Dedi. İsmail de:
-Babacığım, emrolunduğun şeyi yap, inşallah beni sabredenlerden bulursun, dedi. Her ikisi de Allah’ın emrine teslim olup babası oğlunu alnı üzerine yatırınca:
-Ey İbrahim, rüyayı doğruladın. Biz iyileri böyle mükâfatlandırırız. Çünkü bu, gerçekten çok açık bir imtihandır, dedik. Biz, oğlunun yerine ona büyük bir kurbanlık fidye verdik. Geride gelecekler arasında ona iyi bir ün bıraktık. “İbrahim’e selâm” dedik. Biz, iyileri böyle mükafatlandırırız. Çünkü O, bizim mümin kullarımızdandır”(Saffat,102-111).
Hazreti İsmail’in yerine bir koyunun kurban edilmesinin emredilmiş olması, Cenab-ı Hakk’ın insanlığa büyük lutfudur. İşte kurban hikayesinin bize intikali böyledir.
Kurban, insanın Allah’a yaklaşmasına vesile olan bir ibadettir. Kurban kelimesinde bu mana vardır. İnsan bu görevi yerine getirmekle, yani kurban kesmekle Hazreti İbrahim gibi Allah’a ve O’nun emirlerine olan bağlılığını, gerektiğinde O’nun rızasını kazanmak için her türlü fedakarlığa hazır olduğunu göstermiş olur. Bu nedenle bütün ibadetlerde olduğu gibi, kurbanda da iyi niyet ve samimiyet esastır. Çünkü Kur’an-ı Kerim’de: “onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. Fakat O’na sadece sizin takvanız ulaşır”(Hac,37) buyurmuştur. Allah’ın bizim kurbanlarımıza ihtiyacı yoktur. Yer yüzündeki bazı insanların bu kurban etlerine ihtiyacı olabilir, parası pulu olanlar her istedikleri zaman et yiyebilirler, pekala parası olmayanlar bu et ihtiyaçlarını nasıl karşılayacaklar? İşte Allah kurban nedeniyle fakirlerin et ihtiyacını karşılamaya yönelik bir sebep kılmış kurbanı. Durup dururken bir insan diğer insana haydi sana bir kilo et alayım demek aklına gelmeyebilir, işte kurban vesilesiyle bu sosyal yardımlaşmayı biz kurban vasıtasıyla yerine getiririz, fakirin kursağı et görür biz de sevap kazanırız bu vesile ile. Esasen Allah Teâlâ ancak takva sahiplerinin yapmış oldukları ibadetleri kabul eder.Peygamber efendimiz de, amellerin kıymetini ancak niyete göre olacağını, kim neye niyet ederek bir iş yapmışsa, eline niyet ettiği şeyden başka bir şeyin geçmeyeceğini bildirmişlerdir. Kurban, aynı zamanda İslâm’daki sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın bir başka örneğidir. Her gün yeryüzünde milyonlarca hayvan kesilir ve bundan çoğunlukla varlıklı kişiler yararlanır. Halbuki kurban Bayramı’nda, bir dini görevi yerine getirmek niyetiyle kesilen kurbanlardan, daha çok yoksullar, fakirler, garipler, kimsesizler belki de yılda bir kez et yiyebilenler ve hayır kurumları faydalanırlar.İnsanların hayvanların etine, sütüne, derisine, bağırsağına, tüyüne, kemiğine ihtiyacı vardır Özetle hayvanlar olmazsa insanların hayatları zorlaşabilir. Ayrıca, bunda önemli bir geçim kaynağı olan hayvancılığı teşvik de vardır. Kurban konusuna devam edeceğiz.
KURBANLA İLGİLİ HUSUSLAR
Kurban kimi ilim adamların görüşlerine göre vacip, kimi ilim sahibi kişilere göre de sünnet-i müekkettir, yani kuvvetli sünnet. Vacip, yani dinen zengin olanların kurban kesmesi gerekir diyenlerin dayandıkları delil de: “Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.”(Kevser,2) buyurması Cenab-ı Hakk’ın. Peygamber Efendimiz de “Kimin hali vakti yerinde olur da kurban kesmezse namazgahımıza yaklaşmasın”ağır ifadesidir.” Böyle bir uyarı, ancak vacip olan bir ibadetin terki için yapılır. Yani kurban vacip olmasaydı, onu terkeden için Peygamberimiz böyle buyurmazdı, diyenlere göre de kuvvetli bir sünnettir. Kim ne derse desin kurban kesilmesi, etinin yoksullara dağıtılması, bu sebeple fakir fukaranın yararına yönelik olduğundan sosyal yardımlaşmayı sağladığından güzel bir davranış olsa gerektir. Evrendeki her canlı ve cansız varlıklar insanoğlunun hizmetine sunulmuş olmasından, insanlar başka nasıl faydalanacaklar? Ya etinden, ya sütünden, ya derisinden, bir şekilde insanlar bu nimetlerden yararlanacaklar. Hayvanı kesmeden bu iş ve işlemler nasıl olacak? O halde kurbanda her bireyin faydalandığı muhakkak.Müslüman olan, akıllı olan, ergenlik çağına gelen, hür olan, misafir olmayan, dinen zengin sayılan kişilerin kurban kesmeleri gerekir. Dolayısıyla fakir olana, yolcu olanlara kurban kesmesi gerekli değildir. Dinen zenginlik ölçüsü: yani kurban kesebilmesi için; kişini temel ihtiyaçlarından, yani oturacak evi, yeterli derecede ev eşyası, kısaca gerekli olan ihtiyacının dışında, kendisi ve ailesinin bir yıllık ihtiyacı ve varsa borcundan başka 80.18 gram altına veya karşılığı paraya veya eşyaya sahip olması yeterlidir. İhtiyaçlarının dışında bu paraya, Kurban bayram günlerinde yani bayramın üç günü içerisinde sahip olursa kurban kesmesi gerekir.
Kurban kesilecek hayvanlar ise, koyun, keçi, sığır, manda ve deveden oluşmaktadır. Bunun dışında hiçbir hayvandan kurban olmaz. Devenin 5, sığırın 2, koyun ve keçinin bir yaşını doldurmuş olmaları gerekir. Sadece koyun için, altı aylık olup da bir yaşını doldurmuş gibi gösterişli olursa bu da kurban olur. Keçinin altı aylık olanı bir yaşını göstermiş bile olsa, mutlaka bir yaşını doldurmuş olması gerekir. Koyun ve keçi bir kişi için kurban edilebilir. Fakat sığır, manda ve deve bir kişiden yedi kişiye kadar ortaklaşa kurban edilebilir. Yedi kişiyi geçmemek şartıyla ortakların tek veya çift olmalarında bir sakınca yoktur. ortaklaşa kurban kesecek olanlar kurbanı ortak alabilecekleri gibi, içlerinden birine vekalet vermek suretiyle satın alabilirler. Ortakların tümü kurban niyetinde olacak, birisi ben kurban kesmek istemiyorum, ben sadece et almak için ortak oluyorum dese diğer ortakların kurbanları da kurban yerine geçmez. Mutlaka ortakların tümü kurban niyetiyle ortak olmaları gerekir.
Kurban edilecek hayvan, hayvanların ne kötüsü, ne de çok iyisi olması gerekmez, önemli olan kusursuz olması gerekir. Gözleri kör, kemiklerinde ilik kalmayacak kadar zayıf, kesim yerine gidemeyecek kadar topal, karnını doyuramayacak kadar dişleri dökülmüş, pislik yiyip de bir süre hapsedilip temiz yiyeceklerle beslenmemiş olan, ölüm derecesinde hasta olan, yani kısaca biz kurbanı Allah rızası için ve insanlara ikram etmek için kestiğimize göre herhalde kötürüm bir hayvanı kurban etmek istemeyiz. Kurban edilecek hayvanlarda kurban edilmesine engel bir kusur olmayacak ve kurbanlar mutlaka bayramın ilk 3 gününde kesilmiş olacaktır. Arife günü veya bayramın ilk 3 gününden sonra kurban kesilmez. Peygamberimiz “Bugünümüzde bizim için ilk yapılacak şey namaz kılmaktır. Ondan sonra evlerimize dönüp kurban kesmektir. Her kim böyle yaparsa, sünnetimize uygun iş yapmış olur. Kim önce kurban keserse, o da ancak ailesine sunduğu bir ettir, kurbandan bir şey değildir.” buyurmuştur. Kurban kesmesi gereken kişi kurbanı kesilmek üzere vekaletle kestirebilir, bedelini bir fakire vermekle kurban kesmiş olmaz. Kurbanı kişi kendisi kesmesi uygun olur, kesemiyorsa ehil birini vekil tayin etmesi gerekir. Kurbanı Müslüman erkek ve kadınlar kesebilir. Ehli kitap olan da kesebilir, Müslüman tercih edilse daha iyi olur. Hayvan eziyet edilmeden yatırılması, kesmeden tekbir getirilmesi ve sonunda ”bismillahi Allahü ekber” diyerek kesilmesi, hayvan ölmeden başının koparılmaması gerekir. kurban sahibinin, kurban kesildikten sonra, Allah rızası için iki rekat namaz kılar, dua ederek Allah’tan dileklerde bulunur. Etini üçe taksim eder, birini evine, birini yakın komşularına birini de yoksullara dağıtır. Müslüman olmayan komşularına da kurban etinden verebilir. Kurbanlarınız Allah’a yakınlaşmanıza vesile olsun ve Allah kabul etsin.
|
|||
| Cumartesi, 05 Kasım 2011 19:46 tarihinde güncellendi |





