May 20
Pazar

Müftümüz Yazıları

 
Taşa Söz Geçer Ya İnsana...
 
 

İstatistikler

Üye : 240
İçerik : 220
Web Bağlantıları : 3
Toplam Ziyaretçi : 1871114
Şu anda 4 ziyaretçi çevrimiçi

Canlı Yayın

Diyanet Çocuk

Camiyi Seviyorum

Kardeşlik Ahlakı

1. MUTLULUĞA GİDEN YOL PDF Yazdır
       Hayatımızın en temel gayesi mutlu olmaktır. Hayatımızı onu yakalamakla geçiririz. Geçen nice yıllara rağmen genelde yakalayamayız. Gece gündüz çok zor şartlarda çalışırız, her türlü zorluğa katlanırız ama yine mutlu olamayız. Sabah evden mutlu olmak için çıkan insanoğlu, akşam başım yastığa koyduğunda kendisini hiç de mutlu edecek bir gün geçirmediğini görür.
       Bugün geçmişe göre daha çok para kazanıyoruz ama daha çok mutsuzuz. Bugün daha büyük ve daha lüks evlerde yaşıyoruz ama daha mutsuzuz. Sağlık imkânları geçmişe göre yüz bin kat daha iyi, ama biz insanlar geçmişe göre daha sağlıksızız. İletişim teknolojisi inanılmaz bir noktada, ama biz daha az iletişim kuruyoruz. Uzayı keşfettik, ama kendimizi, eşimizi, çocuğumuzu keşfedemedik. Hangi mankenin, hangi sporcunun ne yediğini, ne içtiğini, 24 saatinin nasıl geçtiğini en ince ayrıntısına kadar bilen bizler; beraber omuz omuza çalıştığımız çalışma arkadaşımızın derdi mi var, problemi mi var, evde hastası mı var keşfedemedik. İyi ama, biz niye mutlu olamıyoruz?
       Mutluluğumuzu sürekli bir şeylere bağlıyor ve erteliyoruz. Mutlu olmak için bir şeylerin olmasını bekliyoruz. Üniversiteyi kazanmayı, diplomayı almayı, iş bulmayı, evlenmeyi, ev sahibi, araba sahibi olmayı bekliyoruz. Yaş 50-60 ama, biz hâlâ mutlu olacağız. Peki, mutlu olmak için bir şeylerin olması mı gerekiyor? Evim olursa mutlu olurum. Ne zaman? Beş sene sonra. Peki geçen beş sene ne olacak? Mutluluk ulaşılması gereken yer değil, gidilen yoldur. Giderken mutlu olabiliyor muyuz?
       Her gün iki hırsızla boğuşuruz: Geçmişin pişmanlıkları ve geleceğin kaygısı. Geçmiş geçmişte kaldı, geri getiremeyiz, değiştiremeyiz, geleceğin ne olacağını bilemeyiz. Ama bize verilen bizim kontrolümüzde olan mükemmel bir "şimdiki an" var. Ona odaklanmalı ve "şu anı" yaşamalıyız.
        Her günü hayatımızın en mükemmel günü olacakmış gibi yaşamalıyız. Bugün hayatımın en güzel günü olacaksa bu günümü kimsenin berbat etmesine, beni üzmesine izin vermem. Bugün hayatımızın son günü olabilir. Bugün hayatımızın son günü ise bu günü nasıl geçirmeliyiz? Karşılaştığımız her insana dünyadaki son gününü yaşıyormuş gibi davrandığımızda, elde edeceğimiz sonuçlar, inanıyorum ki bizi mutlu edecektir.
       Sahip olduğumuz bir çok güzelliği görmezlikten gelip, sahip olmadığımız şeyleri düşünerek mutsuz olmayı artık bir kenara bırakmalıyız. İnanıyorum ki mutlu olmamız için o kadar çok nedenimiz var ki, şu an nefes alıyor olmak bile yetmez mi? Hayat gülü, başarı ve mutluluğu bize dikeniyle sunar. Eğer istiyorsak bedeli olan zorluklara da katlanacağız.
 
       1.1. Nietzsche'den Sevgilisi Salome'ye...
       Öyle bir hayat yaşıyorum ki, cenneti de gördüm cehennemi de...
       Öyle bir aşk yaşadım ki tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de...
       Bazıları seyrederken hayatı en önden, kendime bir sahne buldum oynadım...
       Öyle bir rol vermişler ki okudum okudum anlamadım.
       Kendi kendime konuştum bazen evimde, hem kızdım hem güldüm halime...
       Sonra dedim ki, "Söz ver kendine."
       Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin
      Sevilmek istiyorsun, önce sevmeyi bileceksin, uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin, korkarak yaşıyorsan, yalızca hayatı seyredersin.
       Öyle bir hayat yaşadım ki, son yolculukları erken tanıdım...
       Öyle değerliymiş ki zaman, hep acele etmem bundandı
       ANLADIM...
 
Reklam